İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü tahkikat doğrultusunda 27 Ağustos tarihinde gözaltına alınan ve hemen ertesi gün hakim karşısına çıkarılarak tutuklanan Tolga Akış ile ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma aşamasında Akış’tan temin edilen biyolojik örnekler Adli Tıp Kurumu tarafından incelendi ve yapılan analizler sonucunda uyuşturucu bulgusuna rastlanmadığı açıklandı.
Tahlil Sonuçları Negatif Çıktı
Adli süreç kapsamında Tolga Akış‘tan kan, saç ve idrar numuneleri talep edilmişti. Adli Tıp Kurumu uzmanlarınca bu örnekler üzerinde gerçekleştirilen detaylı incelemelerin ardından hazırlanan resmi raporda, şüphelinin uyuşturucu testinin temiz (negatif) çıktığı net bir şekilde ifade edildi.
Hukuki Sürecin Arka Planı
Tolga Akış hakkındaki adli işlemler; uyuşturucu madde kullanımı, müstehcenlik ve yasa dışı yollardan elde edilen mal varlığını aklama şüpheleriyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılmıştı. 27 Ağustos’ta emniyet güçlerince gözaltına alınan şüpheli, bir günlük savcılık sorgusunun ardından “müstehcen içerikli yayınlara aracılık etme” suçu kapsamında tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edilmiş ve tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Yurt Dışı Kaynaklı Para Transferlerine İlişkin Savunması
Savcılık makamına verdiği ifadede banka hareketlerini de açıklayan Akış, hesabına yurt dışından gelen tutarların kaynağına değindi. Söz konusu meblağların müzik dinleme platformları ile YouTube üzerinden elde edilen yasal dijital gelirler olduğunu savunan Akış, finansal işlemlerinin suç gelirlerini aklamakla hiçbir ilgisi bulunmadığını dile getirdi. Ayrıca, gözaltı işlemleri sırasında cep telefonu parolasını kendi isteğiyle güvenlik güçlerine teslim ettiğini de sözlerine ekledi.
Mesut Adlin Tarafından Öne Sürülen İddialar
Projelerinde daha önce fotoğraf sanatçısı olarak görev alan Mesut Adlin ile yaklaşık bir yıllık bir tanışıklığı olduğunu belirten Akış, bu kişinin ortaya attığı iddiaları kesin bir dille reddetti. Adlin’in sosyal medya platformlarında paylaştığı mesajlaşmaların tamamen mizahi amaçlar taşıdığını ve bağlamından koparılarak, eksik bir biçimde kamuoyuna sunulduğunu iddia etti. Akış, Adlin ile olan iş ilişkisini, bazı kadınların Adlin hakkında ortaya attığı taciz iddiaları sebebiyle sonlandırdığını, bu sebeple eski çalışanının kendisine husumet beslediğini öne sürdü.
Manifest Ekibi Hakkındaki İddialara Verilen Cevaplar
Manifest projesinde yer alan üyelerle ilgili finansal ve idari suçlamalara da yanıt veren Akış, elde edilen toplam gelirin yüzde 60’lık kısmının ekip üyelerine eşit olarak paylaştırıldığını, geriye kalan yüzde 40’lık dilimin ise doğrudan şirketin proje masraflarına harcandığını belirtti. Üyelerin dışarıdan insanlarla iletişim kurmasının engellendiği yönündeki iddiaları yalanlarken, kişisel sosyal medya hesaplarından yapılacak bağımsız reklam anlaşmalarına belirli kısıtlamalar getirdiklerini doğruladı.
Grup üyelerinin sağlık sorunları yaşadıklarında dahi zorla sahneye çıkarıldığı iddialarına da karşı çıkan Akış, Yenikapı’da düzenlenen bir etkinlikte fenalaşan Hilal adlı üyenin durumunu örnek gösterdi. Bu olayda, iki farklı hekimin onayını almadan kendisini tekrar sahneye çıkarmadığını ifade etti. Son olarak, ekip üyelerinin kendisiyle zorunlu olarak tatile çıkmak mecburiyetinde bırakıldığı iddialarının da asılsız olduğunu savundu.
