Başarılı oyuncu Seda Bakan, Madrid’e yaptığı tanıtım ziyaretinde Türk televizyon dizilerinin yurt dışındaki olağanüstü etkisine dikkat çekti. İlk kez gittiği İspanya’nın başkentinden çok etkilendiğini ve buranın neden dünyanın en güzel şehirlerinden biri olarak anıldığını anladığını belirten Bakan, yine de İstanbul’u hiçbir yere değişmeyeceğini vurguladı.
Madrid Sokaklarında “Zeytin Ağacı” Rüzgarı
İspanya’daki günlük yaşamda Türk dizilerinin gücünün net bir şekilde hissedildiğini ifade eden Bakan; pastanelerde, mağazalarda ve sokaklarda insanların kendisini tanıdığını belirtti. Özellikle rol aldığı “Zeytin Ağacı” dizisinin İspanya’da büyük bir popülerlik kazandığını dile getiren ünlü oyuncu, İspanyolların Türk dizilerine olan hayranlığının Türkiye’nin bu sektörde doğru işler yaptığının bir kanıtı olduğunu söyledi.
Yurt dışında yanına gelen kişilerin canlandırdığı karakterle derin bir bağ kurduğunu belirten Bakan, insanların kendisine “Sen tıpkı benim gibisin” diyerek yaklaşmasının, bu ilgiyi çok daha anlamlı ve gurur verici kıldığını sözlerine ekledi.
Akdeniz’in Sıcaklığı ve Ortak Kültür
Türkler ve İspanyollar arasındaki doğal yakınlığa dikkat çeken başarılı oyuncu, iki toplumun da Akdeniz kültürüne özgü sıcakkanlılığı taşıdığını ifade etti. Bakan’ın iki kültür arasında kurduğu ortak köprüler şunlar oldu:
- Yemek kültürü ve paylaşma alışkanlıklarının benzerliği.
- Duyguların çok derin ve yoğun yaşanması.
- İki halkın birbirine karşı duyduğu doğal aşinalık ve sıcaklık.
Bakan ayrıca Madrid ziyareti sırasında İspanyol mutfağının tadını çıkardığını; tapas, deniz ürünleri, et tabakları ve İspanya’ya özgü köpüklü şarap cava’yı çok beğendiğini söyledi.
Almodóvar’a Selam ve Türk Sinemasına Evrensel Bir Bakış
İspanya’da olası bir film projesi sorulduğunda esprili bir dille efsanevi yönetmen Pedro Almodóvar‘a selam gönderen Bakan, İspanyolca bir şarkı söyleyebilecek kadar dili bilmeyi çok istediğini belirtti. Kariyerinde aynı seti paylaşmayı en çok arzuladığı İspanyol yıldızların ise Javier Bardem ve Penélope Cruz olduğunu açıkladı.
Türk televizyon dizilerinin yakaladığı küresel başarının Türk sinemasına neden aynı oranda yansımadığı sorusuna ise sektörün içinden biri olarak profesyonel eleştiriler getirdi:
- Dünya sinemasına hitap edebilecek daha evrensel senaryoların üretilmesi gerektiği.
- Görüntü kalitesi ve kurgu tekniklerinde daha güçlü adımlar atılması.
- Sadece gişe odaklı filmler yerine, dizilerdeki gibi duygusal derinliği olan yapımlara ağırlık verilmesi.
“Rüya Gibi” Sonrası Televizyona Mola
Yakın zamanda “Rüya Gibi” adlı 13 bölümlük yeni dizisinin çekimlerini tamamladığını müjdeleyen Seda Bakan, kariyer planlamasıyla ilgili de önemli bir ipucu verdi. Bu projenin ardından uzun soluklu televizyon dizilerine bir süre ara vermek istediğini belirten yetenekli oyuncu, şu sıralar yeni senaryolar okuduğunu ve yakın gelecekte kısa metrajlı filmler veya dijital platform projeleriyle izleyici karşısına çıkabileceğini ifade etti.
