Pazartesi günü Buckingham Sarayı tarafından yayımlanan resmi bir mektuba göre, Sussex Dükü ve Düşesi olan Prens Harry ile eşi Meghan, aktif kraliyet görevlerine geri dönmeyecekler. Aktif bir kraliyet üyesi; hükümdarı temsilen resmi görevleri, kamu etkinliklerini ve törensel işlevleri yerine getiren üst düzey bir aile mensubu olarak tanımlanırken, bu unvana sahip olmayan diğer aile üyelerinden net bir şekilde ayrılmaktadır.
Saray ve Hükümet Yetkililerine Gönderilen Mektup
BBC’nin haberine göre, Kral Charles adına üst düzey bir saray yetkilisi olan Lord Chamberlain tarafından iletilen bu mektup, çiftin “Majesteleri” (His and Her Royal Highness) unvanlarını kullanamayacaklarını ve yaşamlarına sivil vatandaşlar olarak devam edeceklerini kesinleştirdi. Saray kaynaklarından alınan bilgilere göre söz konusu metin; Prens Harry’nin ekibine, çeşitli devlet dairelerine, askeri yetkililere, hükümdarın yerel temsilcileri olan lord teğmenlere ve genellikle kraliyet ziyaretleri ile etkinliklerinde görev alan hükümet personeline gönderildi.
Bu resmi bildirim, dük ve düşesin, üst düzey kraliyet görevlerinden ayrılarak Kaliforniya’ya yerleşmelerinden altı yıl sonra, 26 Ağustos’ta çocukları 7 yaşındaki Prens Archie ve 5 yaşındaki Prenses Lilibet ile birlikte Birleşik Krallık’a dönmelerinin ardından yapıldı.
Sandringham Anlaşması Geçerliliğini Koruyor
Gönderilen mektup, şartlarının İngiltere’nin doğusundaki Norfolk’ta bulunan kraliyet mülkünde belirlendiği ve bu nedenle Sandringham Anlaşması olarak bilinen 2020 tarihli düzenlemenin hala tam anlamıyla yürürlükte olduğunu yeniden teyit etti. Söz konusu anlaşma, “yarı içeride, yarı dışarıda” şeklindeki bir statüyü tamamen reddediyor. Bu kural, çiftin aktif kraliyet üyeleri olarak görev yaparken aynı zamanda kendi ticari çıkarlarının peşinden gitmelerine izin verilmediği anlamına geliyor.
Mektupta resmi yetkililerin ifadelerine şu şekilde yer verildi: “Ocak 2020’de Dük ve Düşes’in Hükümdar adına temsil görevlerini üstlenmekten çekildikleri ve artık Kraliyet Ailesi’nin çalışan üyeleri olmadıkları iyi bilinmektedir.”
Ayrıca metinde, dük ve düşesin yürüttüğü hayır işlerinin “her ikisi için de kişisel bir mesele olduğu ve özel kapasitelerinde üstlenildiği” vurgulandı.
