Türk sineması ve televizyon dünyasının usta isimlerinden Güven Kıraç, sanat hayatındaki dönüm noktalarını ve kariyerinin bilinmeyenlerini paylaştı. Masumiyet, Dar Alanda Kısa Paslaşmalar, Filler ve Çimen, Barda, Kabadayı, Yeraltı, Çekiç ve Gül: Bir Behzat Ç. Hikayesi ve Hekimoğlu gibi unutulmaz yapımlarda sergilediği performanslarla hafızalara kazınan Kıraç, oyunculuk serüveninin lise yıllarına uzanan hikayesini dile getirdi.
Son dönemde İnci Taneleri dizisindeki performansıyla dikkat çeken ve aynı zamanda Erkan Can, Bahtiyar Engin ve Levent Ülgen ile birlikte Alevli Günler tiyatro oyununda sahne tozunu yutan usta oyuncu, kariyerinin en özel duraklarını anlattı.
Sinemadaki Kılavuzu: Masumiyet ve Yusuf Karakteri
Güven Kıraç, filmografisinde kendisini en çok etkileyen ve yol gösterici olan projenin Zeki Demirkubuz imzalı Masumiyet olduğunu vurguladı. Bu filmin kariyerindeki yerini şu sözlerle ifade etti:
“İlk filmim, ilk göz ağrım Masumiyet filmdeki ‘Yusuf’ karakteri, beni sinemaya girdirmedi, dürttü. O yüzden Zeki Demirkubuz’a müteşekkirim her zaman. Yani ‘Yusuf’, benim sinema yolculuğumun ilk kahramanı, onu hayata geçirmekte gösterdiğim özeni bütün sinema yolculuğum boyunca kendime bir şiar edindim. Hep kendimi Masumiyet’in bir oyuncusu olarak görüp, ‘Bir sonraki filmi kabul etmeli miyim?’ penceresinden bakarak bir yol haritası çıkarma gayreti gösterdim. Zaman zaman sinemanın sanat filmleri kulvarından dışarı çıkıp, başka mahallelerin üretiminde, komedi filmlerinin içinde de yer aldım. Ama kendimi her zaman bağımsız bir sinemacı olarak hissettim ve addettim.”
Mimarlıktan Sahne Işıklarına: Lisede Verilen Karar
Eğitim hayatına Zincirlikuyu İnşaat Teknik ve Meslek Lisesi’nde devam ederken mimar olma hayalleri kuran Kıraç, tiyatroyla tanışmasıyla birlikte hayat rotasının tamamen değiştiğini belirtti.
“Oyuncu olmaya lisedeyken karar verdim” diyen Güven Kıraç, o yılları ve yaşadığı değişimi şöyle özetledi:
“Lisede okurken tiyatroyla tanıştım. Tiyatroyla tanışınca benim bütün düşünce yapım değişti. Aslında Zincirlikuyu İnşaat Teknik ve Meslek Lisesi’nde eğitim alırken mimar olmayı düşünüyordum. Fakat lisede tanıştığım tiyatro kolları, hayatımda büyük bir rol çaldı ve her şeyin önüne geçti. O sahne, alkış, çalışma periyotundan çok hoşnut kaldım. İlk defa oyuncu arkadaşlarımla seyirciye selam verip sahnede oyunu bitirip kulise girince, ‘Bu şahane bir şey, ben bunu bırakmak istemem’ dedim ve hala da tiyatronun peşinden gidiyorum.”
Sanatta 40. Yıl ve Yönetmenlik Düşüncesi
2026 yılında meslek hayatında 40. yılını kutlayacağını belirten usta isim, sinema ağırlıklı bir kariyeri olsa da tiyatrodan hiç kopmadığını dile getirdi. Kıraç, konuyla ilgili olarak, “Kariyeri sinema ağırlıklı bir oyuncuyum. 2026, kariyerimde 40’ıncı yılım. 1986’dan beri bu işi yapıyorum. Kariyerimde sinema filmleri çok ama tiyatronun hayatımda olmasına da hep özen gösterdim” şeklinde konuştu.
Kamera arkasına geçip yönetmenlik yapıp yapmayacağı sorusuna ise şu yanıtı verdi:
“Ne sinemada ne de tiyatroda yönetmenlik kısmına pek girmedim. Ama bu, bütün bunlara kapalı olduğum sonucunu çıkarmaz. Oyunculuğu çok ciddiye aldığım için uzun yılları bunu tesis etmekle geçirdim. Belki buradan sonra anlatmaktan heyecan duyacağım bir filmi, yönetmek isteyeceğim bir oyunu eğer içimde bir dürtü olarak hissedersem yaparım.”
Konservatuvar Mücadelesi ve Gelecek Projeler
Kıraç, kariyerindeki bir diğer kırılma noktasının Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’na girişi olduğunu belirtti. Bu sürecin kendisi için hiç kolay olmadığını, > “Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’na girmem de bir kırılma noktasıydı. Çünkü daha önce üç kere deneyip 1988’de konservatuvara girdim” sözleriyle anlattı. O üç yıllık bekleme sürecinde ailesinden “Hani sen mimar olacaktın?” şeklinde baskı gördüğünü de sözlerine ekledi.
Gelecek planlarından da bahseden Kıraç, yakın dostu Erkan Can ile yeni projeler üzerinde çalıştıklarını müjdeledi:
“Bizde projeler Erkan abiyle (Kıraç) biraz kendi işlerimizi yapmak üzere ağırlık kazanıyor. Hayal ettiğimiz, uzun süreler demleyip, çalıştığımız hem tiyatro hem sinema hem de platformlar için bazı projelerimiz var. Bunları toparlayıp yapma arifesinde bulunuyoruz. Ama bunların hangisi önce hayata geçer. Onları çok kestiremiyoruz.”
Pedro Almodovar Hayali ve Resim Tutkusu
Kariyeri boyunca Şener Şen ve Uğur Yücel gibi efsane isimlerle çalışan Kıraç’ın içinde kalan bir ukde ise dünyaca ünlü bir yönetmenle ilgili. Kıraç bu durumu, > “Keşke Pedro Almodovar’la yolumuz kesişseydi. Bir filminde olsaydım” sözleriyle dile getirdi.
Oyunculuğun yanı sıra 15 yıldır resim sanatıyla da ilgilenen Güven Kıraç, sergi açma fikrine sıcak baksa da dünya gündeminin buna engel olduğunu belirtti:
“Sağlığım el verdiği sürece de resme devam etmek istiyorum. Sergi fikrim de hazır resimlerim de var. Ama dünyanın her yerinde savaşlar varken o moral içinde değilim.”

