Yeşilçam’ın efsanevi isimlerinden ve Türk sinemasının unutulmaz yüzlerinden biri olan usta oyuncu Ahu Tuğba, kızı Anjelik Calvin ile beraber ikamet ettiği Amerika Birleşik Devletleri’ndeki evinde hayata gözlerini yummuştu. Merhume sanatçının cenazesi, resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından anavatanı Türkiye’ye nakledilmiş ve İstanbul’da son yolculuğuna uğurlanarak toprağa verilmişti. Başarılı ismin bu ani gidişi, tüm sanat camiasında ve sevenleri arasında derin bir yasa sebep olmuştu. Yaşanan büyük acının üzerinden belli bir süre geçtikten sonra kızı Anjelik, aylar sonra ilk kez İstanbul’da kameraların objektiflerine yansıdı.
Anneme Benzemiyorum
Uzun bir aradan sonra İstanbul sokaklarında basın mensuplarıyla karşılaşan ve oldukça içten açıklamalarda bulunan Anjelik, annesini kaybetmesinin ardından başından geçen o zorlu ve karanlık süreci tüm şeffaflığıyla aktardı. Yaşadığı ağır süreci şu sözlerle dile getirdi:
“Anneme benzemiyorum. Ben annemin sümüğü bile olamam. Amerika’daki evde psikolojik travma atlattım. Otelde kaldım. 20- 30 bin doların üstünde babam harcamıştır.”
Ev Lanetlendi Sandım
Annesinin vefat ettiği ABD’deki evde yalnız kalırken karşılaştığı korkutucu manzaralardan da bahseden Anjelik Calvin, hissettiği o çaresizliği ve içindeki korkuyu tam olarak şu ifadelerle anlattı:
“Evimi fareler basmıştı. Acaba ev lanetlendi mi dedim. Bütün binayı basmış meğer. Annemin öldüğü yatak bir de karşımda durunca, zaten kanlı yastığı vs hepsini saklamışım. Her şey gitmiş.”
Hatıralarını Çalmışlar
Yaşadığı evdeki trajik olayların yalnızca bunlarla sınırlı kalmadığını belirten Anjelik, annesinden geriye kalan manevi değeri yüksek eşyaların akıbeti ve kendisine bırakılan miras hakkında konuştu. Herkese duygusal bir uyarıda bulunarak sözlerini şöyle noktaladı:
“Annemin hatıralarını da saklayamadım hepsini çalmışlar. Kaos gibiydi. Annemden hiçbir şey kalmazsa bile terlikleri var. Pembe anne geceliği var. 5 kişiye yetecek mirası kaldı, günah rakamı söyleyemem. Annemin ölü bedenini gördüm o kadar değeri yok ki keşke annem hayatta olsaydı. Annelerinizin değerini bilin.”
