Vücudun su tutması yıl boyunca meydana gelebilir; ancak yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte bacaklarda ağırlık ve şişkinlik gibi şikâyetler daha sık görülür. Neyse ki bu durumu hafifletmek, hatta tamamen engellemek için alabileceğiniz çeşitli önlemler bulunuyor. Bunlardan en önemlisi ise su tutulumuna yol açabilecek bazı besinlerden uzak durmaktır.
Yazın Su Tutulmasının Nedenleri Neler?
Yüksek sıcaklık, vücutta sıvı birikimini artırarak ayak, ayak bileği ve bacaklarda ödem adı verilen şişkinliğe neden olabilir. Konu hakkında bilgi veren Dr. Asimah Hanif, “Ödem, vücut dokularında sıvı birikmesi sonucu oluşan şişliği tanımlayan bir terimdir” diyerek açıklamada bulunuyor. Bu durum yalnızca alt ekstremitelerde değil; eller, kollar, yüz ve hatta akciğerlerde bile görülebilir.
Bazı ilaçlar ya da kalp-böbrek rahatsızlıkları su tutulmasına sebep olabilirken, uzun süre hareketsiz kalmak gibi daha basit etkenler de bu tabloyu tetikleyebilir. Dr. Hanif, “Özellikle sıcak havalarda uzun süre oturmak ya da ayakta kalmak bile bacaklarda şişliğe yol açabilir” diyerek uyarıyor.
Kadınlar ise bu konuda daha duyarlı olabilir. Dr. Terry Dubrow, “Pek çok kadın için hafif ödem, aylık hormonal dalgalanmaların ya da seyahat kaynaklı sıvı tutulmasının bir parçasıdır. Vücudunuzun su tuttuğuna dair bir sinyal gibidir; genellikle bir şeylerin dengesi bozulduğunda ortaya çıkar” ifadelerini kullanıyor.
Su Tutulmasına Neden Olan Yiyecekler
Yüksek sodyum ve şeker içeren bazı gıdalar, damarlar üzerinde olumsuz etkiler yaratarak sıvı birikimine neden olabilir. Özellikle yaz aylarında bu tür yiyecekleri sınırlamak şişkinlik riskini azaltabilir.
Dr. Hanif, “Beslenme tarzınız, vücudun sıvı tutma eğiliminde büyük rol oynar” diyerek özellikle tuzun etkisine dikkat çekiyor. Cips, konserve çorbalar, hazır yemekler ve paket servisler gibi gıdalar yüksek tuz içerikleriyle ödemi artırabilir.
Sodyum içeriği yüksek olduğu fark edilmeyen bazı yiyecekler de su tutulmasına yol açabilir:
Su Tutulmasını Tetikleyebilen 5 Şaşırtıcı Gıda
Konserve ton balığı: Koruyucu maddeler nedeniyle sodyum oranı oldukça yüksektir.
Domates: Su oranı yüksek olsa da histamin içeriğiyle damar geçirgenliğini artırabilir.
Füme somon: İşlem görmüş olması sebebiyle yüksek tuz içeriğine sahiptir.
Krakerler: İşlenmiş yapıları nedeniyle sodyum ve rafine karbonhidrat bakımından zengindir.
Eskitilmiş peynirler (parmesan, cheddar): Olgunlaştıkça tuz oranı artar, bu da ödemi tetikleyebilir.
Şeker ve alkol tüketimi de benzer şekilde ödemi artırabilir. Dr. Hanif, “Fazla şeker iltihaplanmaya yol açar, alkol ise böbrek ve karaciğer fonksiyonlarını etkileyerek su dengesini bozar” diyor.
Su Tutulmasını Azaltan Besinler
Bazı gıdalar ise vücutta sıvı atımını destekleyerek ödemi hafifletebilir. Dr. Dubrow, “Hormonal değişimlere bağlı ödemlerde magnezyum açısından zengin gıdalar oldukça faydalıdır” diyor. Badem ve bitter çikolata bu açıdan öne çıkar.
Dr. Hanif ise potasyumun önemine vurgu yapıyor: “Muz, avokado, ıspanak ve tatlı patates, sodyumu dengeleyerek fazla sıvının atılmasına katkı sağlar.”
Su Atımını Destekleyen Besinler
Salatalık, kereviz, karpuz gibi doğal idrar söktürücüler
Yeşil yapraklı sebzeler ve tam tahıllar (dolaşımı artırır, iltihabı azaltır)
Orman meyveleri, kiraz gibi antioksidan içeriği yüksek meyveler
Zencefil, sarımsak, soğan (kan dolaşımını destekler, ödemi önler)
İlginç olsa da bol su içmek de ödemi azaltır. Dr. Hanif, “Şişkinlik yaşadığınızda su tüketimini azaltmak yerine artırmak gerekir, çünkü bu böbreklerin daha iyi çalışmasını sağlar” diyor. Dr. Dubrow ise yeşil çay ve limonlu suyun dolaşımı destekleyici etkisine dikkat çekiyor.
Yaşam Tarzı ile Ödemi Önlemek Mümkün mü?
Beslenmenin yanı sıra günlük alışkanlıklar da su tutulmasını etkileyebilir. En basit ama etkili çözüm: Hareket etmek. Dr. Hanif, “Aktif kalmak çok önemli. Yürüyüş gibi basit aktiviteler bile bacaklardaki sıvının atılmasına yardımcı olur. Uzun süre oturuyorsanız, bacaklarınızı yukarıda tutmak faydalıdır” diye öneriyor.
Son olarak, ödemin her zaman masum bir belirti olmayabileceğini unutmayın. Dr. Hanif uyarıyor: “Eğer ani kilo artışı ya da kalıcı şişlik fark ediyorsanız mutlaka bir sağlık profesyoneline başvurun.”